Sumud: Bir Kelimeden Fazlası, Bir Çağın Ruhu

Arapça kökenli bir kavram olan “Sumud” bugün yalnızca Filistin’in değil, bütün dünya halklarının ortak kelimesi haline geldi. Arapçada direniş, sebat, sabırla dimdik durmak, kök salmak ve kararlılık anlamlarına gelen bu kelime, Filistinlilerin topraklarında kalma iradesinin, kimlik ve kültürlerini yaşatma mücadelesinin ve şiddet içermeyen sivil itaatsizlikle işgale direnme çabasının sembolüdür.

Tunus’tan, İtalya’dan, İspanya’dan hareket eden 44 ülkeden aktivist, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için “Küresel Sumud Filosu”nu yola çıkardı. İşgalci İsrail’in dron saldırılarına rağmen bu filo, adını taşıdığı kelimenin ruhuyla sebat ediyor. Sumud gemisi, adeta Nuh’un Gemisi gibi insanlığın kurtuluşu için dalgaları ve fırtınaları göğüslüyor. Ve gün gelecek, bu gemiler Gazze limanına ulaştığında, insanlık için yeni bir yüzyılın başladığına şahit olacağız.

Sumud kavramı ilk kez 1967’nin karanlık günlerinde, Altı Gün Savaşı sonrasında yıkıntılar arasından doğdu. Evleri yakılıp yıkılmış, zeytinlikleri ateşe verilmiş, sürgüne zorlanmış Filistinlilerin hayata, onura ve kimliğe tutunuşuna verilen isim oldu: Sumud! Ve bu sebatı kuşananlara “Samidun” dendi. Yiğit bir erkek “Samid”, sarsılmaz bir kadın “Samida” oldu.

Artık Batı’da da bu kavram yankılanıyor. Geçen yıl “Filistin’de Çiğnenen İnsanlık” kitabını kaleme alan İtalyan filozof kadın Roberta De Monticelli, Sumud’u çağımızın adaletsizliğine, kanunsuzluğuna karşı akla ve hukuka inanmanın yöntemi olarak tanımladı. Ona göre Sumud, “insani güzelliğin en saf hali.” Belki de Gazze için yola çıkan o filoya ilham veren de bu tanımdı, kim bilir?

Bundandır ki “Sumud”, bir kelime değil; bir ruhtur! O, çağların ötesinden bugüne taşan sarsılmaz irade; Hilfü’l-Fudûl’un adalet yemini, Firavunların ateşinde Hz. İbrahim’in teslimiyet ve direnişidir. Sumud, Filistin’in kıyamı, insanlığın vicdanı, mazlumların felsefesidir. Bugün adalet için haykıran her sesin ortak nefesi, özgürlük uğruna direnen her halkın kalbinde çarpan isyan meşalesidir.

Sumud yalnızca Filistin’in değil, bütün insanlığın imtihanıdır. Zalim karşısında mazlumun şiarı, işgal karşısında toprağın duasıdır. O, çağın en büyük felsefesi ve en güçlü siyasî stratejisidir. Beton blokları arasında oynayan çocuğun hayali, bombalanmış şehirlerin küllerinden doğan sabrın adı, insanlığın “yeter artık” deyişidir.

Bugün artık “Sumud” kavramı bütün dünya dillerine girdi. İşgale karşı Sumud, baskılara karşı Sumud, adaletsizliğe karşı Sumud, ekonomik eşitsizliğe, sömürgecilerin kavramlarına karşı Sumud… Tarihin gördüğü en büyük sivil deniz filosu işte bu adla yola çıktı. Çünkü Sumud, adalet için yürüyen her halkın kalbinde yeşeren kıyamdır…

Ve Sumud şunu haykırır:
Susmayacağız!
Boyun eğmeyeceğiz!
Yaşayacağız, direneceğiz, kazanacağız!
Gazze için, insanlık için, adalet için: Sumud!

 

Kaynak: İstiklal Gazetesi, ilk yayımlanma tarihi: 24 Eylül 2025

TURAN KIŞLAKÇIGazeteci, Yazar

Külbe-i ahzân’ında âh ü fizâr bir Simurg. Ehl-i hikmet muhibbi ve hakikat arayıcısı bir yolcu. Uluslararası ilişkiler, ilahiyat, dinler tarihi ve felsefe alanlarıyla iştigal eder, hududü’l...

DETAYLAR
ARŞİV