Ortadoğu, tarihî dönüşümlerin eşiğinde. Soğuk Savaş sonrası oluşan kırılgan yapılar yerini yeni bölgesel dengelere bırakıyor. Türkiye ve Arap dünyası, bu dönüşüm sürecinde yeni bir safhaya adım atıyor. Uzun süredir donmuş krizlerin çözülmesi, eski düşmanlıkların yerini iş birliğine bırakması ve jeopolitik fay hatlarının yeniden şekillenmesi; bölgemiz için tarihî fırsatlar doğuruyor.
Suriye’ye yönelik ambargonun kaldırılması, Lübnan ve Irak’ta yaşanan siyasi yeniden yapılanmalar, bölgede yeni ittifakların oluşmasına zemin hazırlıyor. Türkiye’nin öncülüğünde gelişen bu yeni bölgesel vizyon, Arap dünyasında uzun süredir eksik olan ortak aklın ve dayanışmanın yeniden inşa edilmesini hedefliyor. Bu süreç, aynı zamanda Türkiye’nin 21. yüzyılda küresel ölçekte daha etkin bir aktör olma iradesiyle de örtüşüyor.
Terörle mücadele bağlamında, PKK’nın silahlı mücadeleye son verdiğini ve örgütsel yapısını Kandil’de feshettiğini ilan etmesi, Türkiye Cumhuriyeti açısından yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda sosyopolitik bir kazanımdır. 1973’te Ankara’da temelleri atılan ve 1978’de Lice’de resmen kurulan örgütün, 2025’te resmen tarihe karışması; Türkler, Kürtler ve bölge halkları açısından yeni bir dönemin habercisidir. Bu gelişme, Türkiye’nin iç barışını güçlendirecek ve bölgedeki Kürt meselesinin silah dışı yöntemlerle çözümünün önünü açacaktır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözleri dikkat çekicidir: “Terörsüz Türkiye” hedefimize engelleri aşarak, ön yargıları kırarak, fitne ve nifak tuzaklarını bozarak emin adımlarla yürüyoruz. Bu süreçte kritik bir eşiği daha aştık.”
Bölgedeki diplomatik trafiğin merkezlerinden biri artık İstanbul. Bu hafta ardı ardına gerçekleşecek kritik zirveler, Türkiye’nin uluslararası diplomasi sahnesindeki artan rolünü gösteriyor. Perşembe günü Ukrayna ile Rusya arasında barış görüşmeleri İstanbul’da yapılırken, hemen ertesi gün, Cuma günü İran ile Avrupa ülkeleri arasında nükleer müzakereler yine İstanbul’da gerçekleşecek. Bu diplomatik yoğunluk, Türkiye’nin yalnızca bir bölgesel güç değil, aynı zamanda küresel düzeyde bir arabulucu olduğunu da teyit ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile gerçekleştirdiği görüşme ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da görüşmeye telekonferans yoluyla katılması, Arap dünyasında yeni bir stratejik mimarinin doğduğunu göstermektedir. Suriye’ye yönelik yaptırımların Suudi Arabistan tarafından da desteklenerek kaldırılması, Arap dayanışmasının yeniden tesisine yönelik somut bir adım olarak okunmalıdır.
Trump’ın 11 Eylül’den DEAŞ’a kadar olan süreci “eski ABD rejimlerinin ve neo-con politikalarının felaketi” olarak tanımlaması, Amerikan dış politikasında radikal bir kırılmaya işaret etmektedir. İsrail Başbakanı Netanyahu’yu yalnızlaştıran ancak İsrail’i bütünüyle terk etmeyen Trump’ın tavrı, Tel Aviv’de bir liderlik değişimini hedeflediğini gösteriyor. Bu yaklaşımın nasıl bir dönüşüme yol açacağını önümüzdeki süreç belirleyecek.
Bugün Türkiye, Katar, Kuveyt, Umman ve Suudi Arabistan arasında gelişen iş birliğine, Mısır’ın da katılımıyla, Suriye, Lübnan, Gazze, Irak ve Yemen gibi kriz alanlarının yeniden inşasına yönelik güçlü bir bölgesel ittifak kurulabilir. Uzun vadede bölge halkları ile uyumu kabul etmiş İran’ın da bu sürece dahil edilmesiyle İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarının sınırlanması ve Filistin meselesinde daha etkili bir diplomatik ağırlığın ortaya çıkması mümkün olacaktır.
Hasıl-ı kelâm, Ortadoğu yeni bir jeopolitik şekillenmeye sahne oluyor. Bu dönüşümün başarısı, bölge ülkelerinin ortak irade göstermesine ve halklarının refahını önceleyen politikaları hayata geçirmesine bağlı. Tarih, bir kez daha bölge halklarına kendi kaderini tayin etme fırsatı sunuyor. Bu fırsatın heba edilmemesi, yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin kaderini de belirleyecektir.
Kaynak: İstiklal Gazetesi, ilk yayımlanma tarihi: 14 Mayıs 2025
Külbe-i ahzân’ında âh ü fizâr bir Simurg. Ehl-i hikmet muhibbi ve hakikat arayıcısı bir yolcu. Uluslararası ilişkiler, ilahiyat, dinler tarihi ve felsefe alanlarıyla iştigal eder, hududü’l...
DETAYLAR